Korona!!!

Bu kadar uzun zamandır yazmamışken, bu arada dünyada ve bizim hayatımızda bu kadar çok şey olmuş ve oluyorken, nerden ve nasıl başlanır ki yazmaya…

Bizim çılgınca tatil planları yaptığımız bir dönemde ilk kez adını duyduk bu covid 19 denen arkadaşın. Çok önemsemedik önceleri, tatil planlarımızı hiç etkilemedi, 2020 ilkbaharını hafta hafta planlamayı, yurtiçi ve yurtdışında, kimi hafta sonu kimi tüm bahar tatilini kapsayan tatillerle doldurmayı sürdürdük. Planlamakla da kalmadık, bazı tatillerin uçak biletlerini satın aldık. Ne zaman ki Ocak ayı sonunda bazı ülkeler, örneğin İtalya, durumun vahim olduğunu duyurmaya başladı, bizde şimşek çaktı. Mayıs ortasında gitmeyi umduğumuz Roma tenis turnuvası artık bir hayaldi. Bizim ilkbaharda hiç bir tatil yapamayacağımızı anlamamızla, evlere kapanıp burnumuzu dışarı çıkarmadığımız, babamızın market, pazar alışverişini Robocop gibi maske ve eldivenlerle yapıp eve gelir gelmez bize dokunmadan banyoya koşup kendini dezenfekte ettiği, okulların ve babamızınki de dahil pek çok iş yerinin evden çalışma kararı aldığı dönem arasında sadece bir kaç hafta var. Martın ikinci haftasında kapandığımız evlerimizden Haziran ayının ikinci haftasında hafifçe çıktık. Bu süreçte kızlarım site içinde arkadaşlarıyla oynamayı sürdürdü ama diğer tüm sosyal aktiviteleri durdurduk. Biz ülkede hatta dünyadaki tüm korona mağdurları arasında en şanslılardanız, bence, çünkü kendimize ait bir bahçemiz, mesafemizi koruyarak sosyalleşebileceğimiz alanlara sahip bir sitemiz var ve yakınlarımızdan hasta olan olmadı.

Şu andaki durumumuza gelince… Eylül ayındayız, hastalıkla ilgili istatistikler yine kötüleşmeye başladı ve yeni eğitim-öğretim yılını da evlerimizde geçireceğiz gibi görünüyor. Ben de kızlarımla birlikte evdeyim, üçümüz aynı anda evin farklı odalarında derslerimize giriyoruz ve -Lal’in her gün bir-iki kere gelen giden ‘Dersler çok sıkıcı’ modları dışında- keyfimiz gayet yerinde. Her dışarı çıktığımızda maske takıyoruz, insanlardan uzak duruyoruz ve maske takarak yapamayacağımız etkinliklere -bale gibi- devam edemiyoruz. Her ne kadar keyfimiz yerinde olsa da, koronadan minimum etkilenen şanslı azınlıkta olsak da, hayatın eskisine, normale dönmesini, yine ailece evden çıkıp okula gittiğimiz, günün sonunda buluşup günlük aktivitelerimizi yaptığımız ve yine özgürce dışarlarda dolaşıp özgürce tatil planları yaptığımız günlerin geri gelmesini iple çekiyoruz biz de. Koronaya bir çare bulunduğunda buraya ‘Korona – The End’ isimli bir yazı daha yazmak umuduyla…

Yorum bırakın